

GeçmiÅŸten Bugüne
Bugüne kadar geliştirilen bitki bazlı ürünlerin çoğu, bitkisel ekstraktlar ve çeşitli yardımcı maddelerin birleşimiyle formüle edilmiş; ancak bu ürünlerin biyolojik hedeflere ulaşma potansiyeli sınırlı kalmıştır.



Bu sınırlılığın temel nedenlerinden biri, ortalama 1500–2000 nanometre çapındaki bitkisel parçacıkların hücresel alım açısından yeterli etki göstermemesi ve kan-beyin bariyerini geçememesidir. AYE Exocure bilim insanları, dört yılı aşkın Ar- Ge çalışmaları sonucunda, dünyada ilk kez;
​
-
bitki bazlı,
-
parça büyüklüğü 200 nanometrenin altında,
-
oral yolla alınabilen,
-
oda sıcaklığında iki yıl stabil kalan,
-
kimyasal içermeyen
yapılar üretmeyi başarmıştır.
Bu yapıların, hücreler tarafından daha verimli şekilde alınabilmesi ve geleneksel yöntemlerle erişilemeyen hedef bölgelere ulaşabilmesi hedeflenmektedir. Bu sayede, bitkisel bazlı takviyelerin biyolojik sistemleri desteklemeye yardımcı olabilecek düzeye ulaşması amaçlanmaktadır.


AYE Exocure İleri Üretim Teknolojisi
AYE Exocure’un Ar-Ge vizyonunun temelini oluÅŸturan AYE Exocure İleri Üretim Teknolojisi, bitkisel kaynaklı özlerin geliÅŸmiÅŸ saflaÅŸtırma ve boyut küçültme süreçlerinden geçirilerek, 200 nanometrenin altındaki parçacıklara dönüÅŸtürülmesini esas alır. Bu parçacıklar, doÄŸal yapıları korunmuÅŸ, biyolojik uyumluluk açısından deÄŸerlendirilen, çift katmanlı lipid zar yapısına sahip yapılardır.
​
Bu teknoloji sayesinde, bitkisel özlerde bulunan bileÅŸenler yalnızca küçültülmekle kalmaz; aynı zamanda:
​
-
Kan-beyin bariyerini geçmeye yardımcı olacak ÅŸekilde stabilize edilmelerine,
-
Taşıyıcı sistem kullanılmadan hedef bölgelerle etkileÅŸim potansiyeli kazanmalarına,
-
Hücresel düzeyde biyolojik süreçlerle uyumlarının desteklenmesine,
-
DoÄŸal ve katkı maddesi içermeyen yapısıyla güvenli kullanım alanlarının geniÅŸletilmesine
destek sağlamaya yardımcı olabilir.
​
Bu ileri yapılar, vücutta bulunan doÄŸal taşıyıcı sistemlere benzer ÅŸekilde hücreler arası iletiÅŸimin desteklenmesine de katkı saÄŸlayabilir. Bilimsel literatürdeki bulgular, bu yapıların oksidatif stres gibi biyolojik süreçlerde dengeyi korumaya ve yenilenme mekanizmalarını desteklemeye yardımcı olabileceÄŸini göstermektedir.
​
Geleneksel bitkisel özlerde sindirim sisteminde parçalanma, sınırlı emilim ve düÅŸük biyolojik etkileÅŸim gibi kısıtlılıklar görülebilir. AYE Exocure İleri Üretim Teknolojisi, bu sınırlamaların aşılmasına destek olmaya yardımcı olabilir. Bu sayede:
-
BileÅŸenlerin daha düÅŸük dozlarda da etkinlik göstermesine destek olabilir,
-
Etkileşimin daha erken başlamasına katkı sağlayabilir,
-
Biyolojik erişimin artırılmasına yardımcı olabilir.
AYE Exocure’un tüm formülasyonlarında kullanılan bu teknoloji, yalnızca bir üretim modeli deÄŸil; aynı zamanda bilimsel sorumluluk anlayışının ve doÄŸaya saygılı inovasyonun bir ürünüdür.

Toksikoloji Çalışmaları
AYE Exocure olarak geliÅŸtirdiÄŸimiz formülasyonlarda önceliÄŸimiz yalnızca iÅŸlevsel destekleyicilik deÄŸil, aynı zamanda toksikolojik açıdan yüksek güven düzeyine ulaÅŸmaktır. Bu kapsamda, tüm ürünlerimiz için EFSA (Avrupa Gıda GüvenliÄŸi Otoritesi) kriterleri doÄŸrultusunda toksikolojik deÄŸerlendirmeler gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.
​
Bu zamana kadar araÅŸtırılan Coffea arabica, Panax ginseng ve Ginkgo biloba içerikleri, İstinye Üniversitesi iÅŸ birliÄŸiyle ve Avrupa Toksikoloji DerneÄŸi Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Semra SardaÅŸ’ın yürüttüÄŸü analizlerle bilimsel olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Yapılan kapsamlı incelemelerde bu bitkisel içeriklere iliÅŸkin herhangi bir toksik etkiye rastlanmamış, formülasyonun güvenli kullanım potansiyeli bilimsel raporlarla ortaya konmuÅŸtur.
​
Ayrıca EMA ve FDA standartları temel alınarak, Kobay Deney Hayvanları Laboratuvarı A.Åž. bünyesinde gerçekleÅŸtirilen toksisite testlerinde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
​
Bu sonuçlar, yalnızca mevcut formülasyonun güvenilirliÄŸini uluslararası ölçekte desteklemekle kalmamakta; aynı zamanda AYE Exocure İleri Üretim Teknolojisi’nin, farklı bitkisel içeriklerle yeni alanlarda da deÄŸerlendirilebilme potansiyeline iÅŸaret etmektedir.
Bilimsel Çalışmalar ve
Uluslararası Kabul
2024’te düzenlenen, nöroloji alanında dünyanın önde gelen bilimsel buluÅŸmalarından biri kabul edilen PubScholars Uluslararası Nöroloji Kongresi'ne, çalışmalarımızın fizikokimyasal yapısını inceleyen bilimsel araÅŸtırmamız kabul edilmiÅŸtir.
Hacettepe Üniversitesi’nde yürütülen bu araÅŸtırmada, bitki kaynaklı nanoparçacıkların stabilite profili, zeta potansiyeli ve UV/Vis spektrumları detaylı olarak deÄŸerlendirilmiÅŸ; elde edilen bulgular, bu yapıların çevresel koÅŸullardaki kararlılıkları ve biyolojik sistemlerle etkileÅŸim potansiyellerine dair önemli veriler sunmuÅŸtur.
Bilimsel komitenin titiz deÄŸerlendirmesinden geçerek kabul edilen bu çalışma, yalnızca içerik düzeyinde deÄŸil; aynı zamanda yapısal ve teknolojik yönleriyle de çalışmalarımızın uluslararası bilim camiası tarafından dikkate deÄŸer bulunduÄŸunu bir kez daha ortaya koymuÅŸtur.
​
__________________________________________________________________________
​
2025’te Viyana’da düzenlenen ve nörolojik bozukluklar alanında dünyanın en prestijli bilimsel etkinliklerinden biri olarak kabul edilen AD/PD 2025 – Alzheimer Parkinson ve DiÄŸer Nörodejeneratif Rahatsızlıklar Kongresi’ne, yürüttüÄŸümüz çok merkezli pre-klinik araÅŸtırma kabul edilmiÅŸtir.
Hücre kültürü modelleri, hayvan deneyleri ve gözlemsel insan verileri ile yürütülen bu kapsamlı çalışmada; hücre canlılığı, belirli biyobelirteç düzeyleri, oksidatif stres parametreleri ve Amiloid Beta birikimi gibi kritik göstergeler detaylı ÅŸekilde deÄŸerlendirilmiÅŸtir.
Bilimsel komitenin titiz incelemesinden geçerek poster sunumu formatında programa dahil edilen bu araÅŸtırma, formülasyonumuzun yalnızca yenilikçi bileÅŸenlerden oluÅŸmadığını; aynı zamanda çok yönlü deneysel verilerle desteklenen güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olduÄŸunu uluslararası ölçekte ortaya koymuÅŸtur.